Site içinde arama
_
-
Ana sayfa
Foto arşiv
Tüm Anafilya Dizini
 Yıl 2010
 Yıl 2009
 Yıl 2008
 Yıl 2007
 Yıl 2006
 Yıl 2005
 Yıl 2004
 Yıl 2003
 Yıl 2002
 Yıl 2001
 
2  59  2985003

 



©Copyright 2001-2014

 Yıl 2001 Ekim Dergisi - Sayı:4 sayfa:21    
 

Birleşik Yazılan Türkçe Sözcükler Dizini


M. Halit UMAR


ANAFİLYA okurlarının katkılarıyla hazırlanmaktadır

Moderatörler: M. Halit Umar - Murat Tuncel



\"Bir çok\" mu, yoksa \"birçok\" mu doğru yazılımdır? Neden bazı sözcükler birleşik yazılır, ya da yazılmalıdır? Birleşik sözcükler aslında değişik anlamdaki sözcüklerden oluşan yeni birer Türkçe sözcük, anlam ve kavramdırlar. Ana ve dolu, ayrı ayrı kullanımlarında ve Anadolu şeklindeki birleşik yazılımda değişik anlamlara gelmektedirler. Bunun böyle olduğunu bilmeyen var mıdır?

Çoğu kez bilinçdışı bir davranışla bu tür bileşik sözcükler doğru olarak yazılmaktadır. Ama yanlış yazılımları da sıklıkla görmekteyiz, hem de en saygın yayın organlarında, gazetelerde ve kitaplarda. Daha ilginci, bazen bir kitabın ya da bir köşe yazısının içinde, bileşik sözcüklerin tutarsız biçimde yazılımı okuru kuşkuya düşürebilmekte ve şaşırtmaktadır. Kuşkusuz, izlenen yanlışlar düzeltmenlerin dikkatinden kaçmış da olabilir. Ancak, Türkçe sözcükleri doğru yazmaya özen gösterenlerin bu tür yazılım hatalarını hoşgörüyle karşılamalarını beklemek de bir boyutta safdillik olur. Belki bu noktada bir iki örnek sunmakta yarar vardır. Elimde, Avrupa´da yayımlanan, 38/2001 numaralı, 21 Eylül 2001 tarihli Cumhuriyet Hafta var. Asla bu gazeteyi eleştirmek amacını gütmüyorum, ama, saygınlığı tartışmasız olan bir gazetemizden örnek vermekte sakınca olmasa gerek: Sayfa 9. ´Ekonomide kayıp cennet´ adlı yazı. 2. ve 5. kolonlarda ´kayıtdışı´ bileşik sözcüğü var. 3. kolonda ise ´kayıt dışı´ olarak yazılmış! Bunlardan biri doğru ama hangisi? Bir sayfa daha çevirelim. Sayfa 10, Zerrin Kökdemir- Ditmann´ın Hayatın İçinden köşesindeki yazısına bakalım: 2. paragrafta ´birkaç´, 6. paragrafta ise ´bir kaç´ sözcüğü dikkati çekiyor. Bileşik yazılan sözcükleri nedense arar olmuşum, derhal gözüme çarpıyor bunlar. Acaba hangi yazılım doğru? Bir kaç mı, yoksa birkaç mı? Bu işin bir (ana + kuram) anakuramı yok mudur?

Bu soruyu Anafilya´nın kurucu ve yazarlarından Murat Tuncel´e ve Anafilya´nın tüm okurlarına yöneltiyorum. Elbirliğiyle, bir Birleşik Yazılan Türkçe Sözcükler Dizini´ni oluşturamayı öneriyorum.


                           Birleşik sözcüklerin oluşumu ve yazılımı

                                            Murat Tuncel



Anafilya için bir birleşik sözcük dizini hazırlama kararımızı verdikten sonra elimdeki kaynaklardan bu konudaki bilgileri derlemeye başladım. Öncelikle çeşitli kademedeki okullarda okutulan dilbilgisi kitaplarını taradım. Birçok dilbilgisi kitabında konunun geçiştirilmiş, bir kısmında da çok kısa bilgi verilmiş olduğunu gördüm. Son yıllarda çıkan ve yüksek okullarda okutulan dilbilgisi kitapları ve bazı kaynak kitaplarda ise konu biçimbilim (morfoloji) bölümünde ve oldukça detaylı işlenmiş. Bilimsel eğitim almayan insanların bu yapıtlardan yararlanması epeyce güç. O nedenle taradığım bu kaynaklardan derlediğim bilgileri kısaca ve daha anlaşılır bir şekilde okuyucularımıza sunmak istiyorum. Umuyorum ki, dilbilimci dostlarımız bu konuya ilgi duyup, bu çabamızın daha da bilimsel bir nitelik kazanmasına yardımcı olacaklardır.


    Birleşik sözcük tanımını kaynaklar şu iki şekilde vermekte:

- Aralarına ek ve başka bir sözcük girmeyecek kadar kaynaşmış iki ya da daha çok sözcükten oluşmuş sözcüklere BİRLEŞİK SÖZCÜK denir.

- Anlam ve yazılım bakımından farklı iki sözcüğün bileşerek yeni ve anlamlı bir özcük oluşturmasıdır.

Bu tanımlara bağlı kalarak konuyu bazı yönlerinden irdeleyelim. Bir kez bir sözcüğün birleşik sözcük olması için şu özelliklere sahip olması gerek:

- Yeni oluşan sözcük (en az) 2 sözcükten oluşur.

- Sözcük yapısındaki iki sözcük öylesine kaynaşmalı ki, aralarına ne bir ek, ne de bir başka sözcük girebilmeli.

- Bu iki sözcüğün oluşturduğu yeni sözcük, anlamlı bir sözcük olmalı.

Bu kısa analizimizi güçlendirmek için şu tanımlamayı yapabiliriz: Türkçede Birleşik Sözcükler hem anlam, hem de biçim bakımından bir bütündür. Sadece bir kavramı karşılar ve sözcüğün arasına bir başka ek ya da sözcük getirilemez. Örnek verecek olursak:

Hanımeli : hoş kokulu çiçekleri olan tırmanıcı bir bitki

Akbaba : Geniş kanatlı, leş yiyici, iri ve yırtıcı bir kuş

Karnıyarık : Bir yemek türü
Bileşik sözcüklerde anlam birliği temel olarak üç yolla oluşur: Sözcüklerde ya anlam, ya da ses kaymıştır veya sözcüğün türü değişmiştir. Sözcüğün anlamının kayması şu biçimlerde olabilir.

a- Birinci sözcüğün anlamı kaymıştır: babatatlısı, ateşböceği, incehastalık, başhekim, vb.

b- İkinci sözcüğün anlamı kaymıştır: aşçıbaşı, gülyağı, basımevi, köroğlu, vb.

c- Birleşiği oluşturan öğelerin anlamı kaymıştır: karafatma, suçiçeği, atlıkarınca, karnıyarık gibi.

Ses kaynaşması yolu ile kurulan birleşik sözcüklerde ise yeni sözcüğü oluşturan ilk sözcüğün son sesi ya da ikinci sözcüğün önsesleri kaynaşıp kaybolmuştur: pazartesi (pazar ertesi) ikinci sözcüğün önsesleri düşmüş; çöreotu (çürek otu) birinci sözcüğün son sesi düşmüş.

Sözcük türü kayması yolu ile oluşan birleşik sözcükler, belirli geçmiş (di´li geçmiş), emir kipi ya da ortaçlarla kurulan bileşik sözcüklerdir. Örnekler: Çıtkırıldım, gecekondu, mirasyedi, çöpçatan, sıkboğaz, biçerdöver, şıpsevdi gibi.

Yukarıdaki kurallar dışında da oluşan bileşik sözcükler vardır. Örnekler: gelişigüzel, üstünkörü, hoşbeş, elverişli, günübirlik, alabildiğine.

Tam olarak kalıplaşan bileşik sözcükler durum ve iyelik eklerini alırlar. Örnekler: başyazar-ı, başyazar-a, başyazar-da, başyazar-dan, başyazar-ım, başyazar-ın, başyazar-ı gibi.

Tam olarak kalıplaşmamış, tamlama biçimindeki bazı birleşik sözcüklerin sonlarına gelen iyelik ekleri, anlam ve ses kayması ya da özel ad olmaları nedeniyle düşerler. Örnekler: ayakkab-ı-ya, yüzbaş-ı-ya, kahvalt-ı-ya gibi.

Bileşik sözcüklerin yapısını ünsüz uyumu kuralı da etkilemez. Örnekler: ateşböçeği (Sert sessiz ş´nin yanına gelen b değişmemiş.); düzlemküre (yumuşak m´in yanına gelen k değişmemiş.)

Birleşik sözcüklerin yazımında ünlü uyumu karalına uyulması zorunlu değildir. Yani birinci sözcükteki ünlü harflerin benzeşmesi kuralına, ikinci sözcükteki sesli harfler benzeşmek zorunda değildir.

Yukarıda sıraladığımız genel kuralların dışında kısaca şunu da belirtelim. Ad olan sözcüklerin birleşmesinden, bir sıfat ile bir adın birleşmesinden oluşan birleşik sözcükler olduğu gibi bir adla bir fiilin birleşmesinden veya bir fiilin ulaç eki almasıyla da oluşturulan birleşik sözcükler vardır. Bunlar elbette değişik karakterler gösterirler. Dikkati çeken diğer bir husus, özellikle İstanbul´da, ama aslında yurdumuzun her köşesinde, birçok semt ve şehir ismi birleşik yazılmaktadır: Kadıköy, Akhisar. Son olarak, özellikle yabancı kökenli bilimsel terimlerin pek çoğu bileşik yazılmaktadır: biyoloji = yaşambilim, jeoloji = toprakbilim gibi.

Bir dilbilimci olmadığım için şimdilik bu kısa açıklamayla yetinmek istiyorum. Umuyorum, bize katılacak dilbilimcilerimiz konuyu daha değişik boyutlarından ele alacaklar ve bizleri Anafilya aracılığıyla aydınlatacaklardır.

Anafilya da bir birleşik yazılan isim değil midir?


Türk Dil Kurumu İnternette yayımladığı sayfalarında, ´İmla Klavuzu´ bölümünde, birleşik yazılan sözcükler konusunda oldukça kapsamlı bir açıklama getirmektedir. Sadece bu bilgileri içeren, kaynağından yaptığımız, Birleşik Kelimeler alıntımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Diğer kaynaklardan bazıları da şöyle:

Türkçe Dilbilgisi, Mehmet Hengirmen. 1998 - Engin Yayınları/Ankara
Fono Büyük Yazım Kılavuzu: T.C Milli Eğitim Bakanlığı (özel) FONO açık öğretim kurumu, Merter/İstanbul
Dilbilgisi, Tahir Alangu: Türk Dil Kurumu yayınları, Ankara/1978

M. Halit UMAR


sayfa:21

TÜRK DİL KURUMU

İLETİŞİM İÇİN

 
_